Aslında sanıldığından daha güçlüyüz.

Biz çocuklar.

Hayal gücü öyle bir şey ki sizi bulunduğunuz yerden uzak diyarlara götürebilir. Kendinizi bulmak istediğiniz yer neresiyse oraya. Nereyi hayal ediyorsanız veya nerede bulunmak istiyorsanız o diyarlara kısa ama düşsel yolculuklar yapabiliyorsunuz.

Bir nevi kafanızdaki kısa filmler olarak da düşünebilirsiniz. Peki size kafanızdaki bir sınıf modelinin düşsel halinden yanı sıra gerçeğe büründüğünü söylesem? Benim kafamdaki düşsel sınıf modeliydi Hayal Gücü Merkezi. Sekizinci sınıfta Hayal Gücü Merkezi’yle tanıştım. Pek de iyi kaynaştık doğrusu. Renkli, çok renkli gelmişti kendiliğimden gülümsemiştim gördüğüm manzaraya karşın. Gözlerimi o renkli tavandan duran maskelerden nesnelerden ayırmak zor oluyordu aynı anda düşündüğüm “Burası da neresi?” tanımlı bakışlar. Kendimi “Sakinleş Ecem burası Görsel Sanatlar dersinin merkezi. Bu kadar renkli olması gayet normal.” diyerek yatıştırmaya çalıştım. Aralıksız gülümsemeye engel olamam zor olsada Emre hoca ile tanıştıktan sonra ve meraklarımın merak edilmesinin şoku içerisinde yoğun bir araştırmaya giriştim.

Projeleri sorarsanız onları hiç kaybetmedim biriktikçe biriktiler. Deneyimlerim haline geldiler.

Oradaki herkesi ve her şeyi gözlemledim. Bütün olan biten projeleri çocukların ağzından dinledim tanıştım ve konuştum. Şunu anladım ki: “Çocuklar hayal güçleriyle kendi sınırlarını aşıyorlardı. Sanıldığından daha fazla güçlülerdi o Dünyada. Siz de kendi Dünyanız da güçlü kalın.”